GUATR TIROID UZMANI PROF DR METİN ÖZATA
GUATR TIROIT NODUL HASHIMOTO UZMANI PROF DR METIN OZATA
Ana Sayfa      TIROID KANSERI

TİROİD KANSERİ

PROF DR METİN ÖZATA
Tiroid Kanseri Nedir? Diğer Kanserler gibi Kötü mü?
Tiroid bezindeki hücrelerin kansere dönüşmesi nedeniyle oluşan bir kanser türüdür. Tiroid kanserleri genellikle boynumuzda bir kitle veya tiroid bezi  içinde bir nodül şeklinde oluşur. Tiroid kanserlerinin çoğu tedaviyle yok olan kanserlerdir. Diğer kanserler gibi kötü seyretmez. Yapılan ameliyat ve radyoaktif iyot tedavisiyle çoğu yok olur ve hastanın yaşam süresini kısaltmaz. Bu nedenle çok fazla korkmanıza gerek yoktur. Ancak, tedaviyle kanser yok olsa bile ömür boyu kontrollere gitmeniz gerektiğini de unutmayınız.

Tiroid Kanseri Kimlerde Daha sık görülür?
Tiroid kanseri kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha fazla görülür. Tiroid kanseri kadınlarda görülen kanserler arasında sıklık açısından sekizinci sıradadır.  Ancak nodülü olan erkeklerde kanser riski daha fazladır.  Tiroid kanseri her yaşta görülebilir.

Tiroid Kanseri Neden Oluşur?
Çoğu kanserde olduğu gibi tiroid kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir.
Diğer kanserlerde olduğu gibi radyasyona maruz kalmak tiroid kanser sıklığını artırır.  Çocukluğunda 200-700 rad civarında radyasyon almış kişilerde 20-25 yıl sonra tiroid kanser  sıklığının arttığı saptanmıştır. Bir araştırmada 500 rad civarında radyasyon alan şahıslarda tiroid kanser sıklığının % 2 civarında olduğu  ortaya konmuştur.  Rusya’daki Çernobil nükleer santrali kazasından sonra o bölgede yaşayan kişilerde tiroid kanserinde büyük artış olmuştur.  Son yıllarda yapılan araştırmalar  tiroid kanserlerinde bazı genetik bozuklukların önemli rol oynadığını  göstermiştir.

Tiroid Kanserli Kişide Ne Gibi Belirtiler Olur?
Tiroid kanserli hastaların çoğunda hiçbir belirti veya şikayet  yoktur. Bir kısmında boyunda  bir şişlik gelişir ; çoğunda ise bir nodülden yapılan biyopsi sonucu kanser saptanır.  Biyopsi normal çıktığı halde ameliyat edilen bezin nodül dışındaki bir alanında bazen milimetrik boyutta küçük kanser odağı saptanabilir. Tiroid bezinin hızlı büyümesi ve sert olması kanser şüphesini artırır. Ses kısıklığı ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi de tiroid kanser şüphesini artırır.
Bazen özellikle çocuklarda  boyundaki lenf bezlerindeki büyüme  ilk bulgu olabilir. Çok nadiren bir kanser ağrılı ve baskı şikayetleri dediğimiz ses kısıklığı, nefes darlığı veya yeme zorluğu ile ortaya çıkar. Bazen hastalar ilk olarak vücudun diğer tarafındaki   lenf  bezi büyüklüğü,  kemik  kırıkları veya çok nadiren tiroid bezi fazla çalışması (hipertiroidizm) ile karşımıza çıkabilir. Bununla beraber çoğu hastada hiçbir şikayet yoktur.
Boyundaki kitlenin  veya nodülün nefes borusuna yapışık olması, sert olması, son zamanlarda hızlı büyümesi, yeme zorluğu, ses kısıklığı veya ses kalınlaşması ve büyümüş lenf bezleri  kanser  olasılığını kuvvetlendirir.
Tiroid kanseri Nasıl Teşhis Edilir?
Tiroid kanser teşhisi nodülden veya  boyundaki kitleden yapılan iğne biyopsisi ile konur. Biyopsi ile alınan hücreler patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenerek kanser olup olmadığı anlaşılır. Biyopsi dışında bir nodülün kanser olup olmadığını anlayacak   başka bir tetkik yoktur.  Tiroid kanserleri bazen başka nedenlerle ameliyat edilen tiroid bezinde  patolojik inceleme sırasında tesadüfen de  teşhis edilebilir.
Kaç Türlü Tiroid Kanseri Vardır?
Kabaca 4 türlü tiroid kanseri vardır:
1-Papiller Tiroid kanseri
2-Folliküler Tiroid kanseri
3-Medüller tiroid kanseri
4-Anaplastik tiroid kanseri
En sık görülen tiroid kanseri papiller kanserdir. Folliküler  kanser papiller kansere göre daha az görülür. Papiller ve folliküler kanserin her ikisine birden ‘’Diferansiye tiroid kanserleri’’ adı da verilir ve bu iki kanserin tedavileri benzerlik gösterir. Papiller ve folliküler kanserleri tiroglobulin adı verilen bir protein yapar ve salgılarlar. Ameliyat olmuş bir kanser hastasında tiroglobulinin kanda yükselmesi  kanserin vücutta olduğu  veya nüks ettiği  anlamına gelir.
Bazen hem papiller hem de folliküler  kanserler 0.5 cm çapında küçük lezyonlar şeklinde olabilir. Bunlar genellikle iyi seyirli olsalar da bazen yayılım yapabilirler. Bu nedenle biz küçük de olsalar tüm kanserlerde tiroid bezinin tamamen alınıp arkasından radyoaktif iyot tedavisini seçmekteyiz.


En Sık Görülen  Tiroid Kanseri papiller kanserdir:
Papiller kanser tüm tiroid kanserlerinin  % 75-80’ni oluşturur. Papiller kanser genellikle iyi gidişlidir; ancak çok nadir görülen uzun hücreli ( Tall hücreli) varyant, Kolumnar hücreli varyant ve Diffüz sklerozan varyant  olarak isimlendirilen türleri  hızlı  seyreder.
Papiller kanser her yaşta ve çocuklukta da görülebilir, ancak 30-40 yaşlarında sıklığı artar. Hastaların yarısında tiroid bezinin birçok yerinde aynı anda papiller kanser bulunur. Boyundaki  lenf  bezlerine ve akciğere metastaz (yayılım) yapabilir. Bu kanser  daha çok lenf bezleri yoluyla yayılır.   Papiller kanser tiroid bezinde uzun zaman sessiz kalabilir ve hiç bir  şikayet ve belirti  vermeden veya ölüme neden olmadan yıllarca mevcut olabilir.
Genç erişkinlerde papiller kanser genellikle  iyi seyirlidir ve 40 yaş altında nadiren ölüme neden olur. Yaşlı hastalarda ise daha hızlı seyreder. Boyunda lenf bezlerinde kanser yayılımının olması  genç erişkinlerde kötü bir risk taşımasa da, 40 yaş üzerindeki hastalarda   hastalığın hızlı bir seyir  göstereceğine  işaret eder.
 Folliküler kanser :
Folliküler kanser tiroid kanserlerinin %11-15’ini oluşturur. Bu kanser  damar ve  tiroid bezi kapsülü denen tiroid bezini  dıştan çevreleyen zara  yayılım yapar.  Kapsüle yayılım   varsa nadiren başka organlara yayılır ve iyi gidişlidir. Damar  yayılımı olanlarda  kanser daha hızlı seyreder.
Folliküler kanser daha çok  kan dolaşımı yoluyla yayılır. Akciğer, kemik ve az olarak beyin ve karaciğere yayılır.
Folliküler kanserin daha kötü seyreden Hurthle hücreli (onkositik) tipi ve insüler kanser tipi de vardır.
Folliküler kanser papiller kansere göre daha yaşlılarda oluşur ve 50’li yaşlarda  fazla görülür.   Folliküler kanser sıklıkla yavaş büyüyen bir tiroid kitlesi şeklinde gelişir ve ilk tanı konulduğunda  hastaların % 25’inde  tiroid bezi dışında yayılım, % 5-10’unda boyun lenf bezlerinde metastaz ve %10-20’sinde ise uzak organlarda metastaz (yayılma) vardır. Tiroid bezini  çevreleyen kaslara ve  nefes borusuna direk yayılım karakteristik özelliğidir ve tamamen ameliyatla  temizlenebilmesi bu özelliğine bağlıdır.
Folliküler kanser akciğer ve kemiğe metastaz yapma eğilimindedir.
Medüller Tiroid Kanseri (MTK):
Medüller kanser,   tiroid kanserlerinin % 6-8’ ini yapar.  Medüller kanserin % 75’i  ailesel değildir, ancak  %25’i  ailesel veya kalıtımsal özellik gösterir. Bu nedenle medüller kanserli hastaların aileleri ve çocukları bu kanser yönünden taranır. Medüller kanser tiroid bezindeki kalsitonin  hormonu salgılayan C hücrelerinin  kanseri olduğu için bu hastaların kanlarında kalsitonin hormonu yükselir. Ameliyat sonrası kalsitonin düşer. Buna karşılık ameliyat sonrası kalsitonin artmaya devam ederse medüller kanser nüks etmiş demektir.  Nodüler guatrlı bir hastada  kanda aşırı kalsitonin hormonu varsa  medüller kanserden şüphelenilir.  Tanı için  nodüle biyopsi yapılır.   Operasyon öncesi medüller kanser  tanısı konursa birlikte olabilecek olan paratiroid hastalığı ve feokromasitoma denen böbreküstü bezi hastalığı için  ameliyat öncesi kan kalsiyumu, paratiroid hormonu, kan kateşolaminleri ve idrarda metanefrin tetkikleri  ölçülür.  Ayrıca ultrason , tomografi veya MRI ile boyun, karın ve göğüs taranır.
Medüller kanserli  hastaların % 30’unda yüzde kızarma, ishal  ve  yorgunluk  olabilir.
Medüller kanserde diğer tiroid kanserlerinde olduğu gibi ameliyatla  tiroid bezinin hepsi alınır.  Lenf bezlerinde kanser yayılımı varsa   hepsi ameliyatla çıkarılır.  Ameliyattan sonraki 8-12nci haftada kalsitonin ölçülür. Kalsitonin   yüksek ise  kanser yine var demektir. Kanserin yerini bulmak için ultrason, tomografi, MR, sestamibi sintigrafisi, MIBG sintigrafisi, DMSA sintigrafisi ve  oktreotid  sintigrafisi  gibi tetkikler yapılarak kanserin yeri bulunmaya çalışılır.
Ameliyat olan medüller kanserli hastalarda kalsitonin ölçümü hastanın takibinde nüksün ve tümör odağının saptanmasında faydalıdır. Eğer kalsitonin  ameliyat  sonrası  10 pg/ml’den küçük ise   hastalık yok olmuş kabul edilir.   Ancak iyi bir ameliyat sonrası bile  kalsitoninin normale inmeme oranı % 40-60 arasında değişmektedir.  Kalsitonin salgılayan kanser odağını saptamak çoğu  hastada  da mümkün olmamaktadır. Özellikle kalsitonin düzeyinin 50 pg/ml’nin altında olduğu hastalarda  kanser odağını  saptamak zordur.  
Ameliyat sonrası kalan  tiroid dokusu için  radyoaktif iyot tedavisi yapılır. Devam eden veya nüks eden medüller kanserde  en iyi tedavi cerrahidir. Çıkarılabildiği kadar ameliyatla tümör çıkarılır. Çünkü diğer tedavilerin etkisi azdır ve radyoaktif iyot tedavisi faydalı olmaz.
İlerleyen ve ameliyatla çıkarılamayan  tümörlerde radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi uygulanabilir.
  Anaplastik Tiroid  Kanseri
 Tüm tiroid kanserlerinin %1-3’nü oluşturur. Tipik olarak son zamanlarda hızlı büyüyen tiroid nodülü veya kitlesi vardır. Çok hızlı seyreden bir kanserdir. Sıklıkla ilk tanı konulduğunda tümör  zaten yayıldığından hastalar ameliyat edilme şansını kaybetmiş olabilir. Ameliyat,  radyoterapi ve arkasından kemoterapi uygulanmalıdır. Anaplastik kanser  radyoaktif iyot tutmadığından tedavide kullanılamaz.